• (+90) 216 632 44 41 AdexAkademi

Zihnimizdeki Trafik (İletişim) Lisanı

Home Makaleler Zihnimizdeki Trafik (İletişim) Lisanı

‘’Trafik Risk Yönetiminde Kendinizi Nasıl Hissediyorsunuz’

Diye bir soru sorsam aklınıza ilk ne gelir diyerek başlamak istiyorum. Bazen anlamlandırmak bile güç olabilir bu cümleyi çünkü trafik ortamında riski yönetmek bugüne kadar birçoğumuzun hiç bilmediği bir cümle sayılabilir. Zaten neyi yöneteceğim ki, trafikte risk mi var? biniyorum gidiyorum kardeşim yaklaşımındaysanız bu makaleden keyif alabilirsiniz.

Tecrübelerimize dayanarak ve çocukluğumuzdan bugüne duyumlarımız ile hafızalarımızda yer eden, trafik ortamı için kullandığımız cümlelerden küçük hatırlatma yapmama izin verin;

  • ’’ Vallahi yılda ….. km yol yapıyorum, benden iyi sürücü görmedim ’’
  • ’’Bu yollar benden sorulur’’
  • ‘’Bu yolları avucumun içi gibi bilirim’’
  • ‘’Gözümü kapasam araba kendi gider.’’ diye düşünenlerdenseniz, bu makale de yazılanlar size göre değildir, benim gibi bildiği ile yetinmeyenlere katkı sağlar.

Evet bu cümleler hepimizin bildiği, Trafiğe ait çevremizden etkilenerek, duyumlar ile oluşmuş Ego ve Dikkat Dağınıklığı sebepleridir,

  • Bizim mahalledeki Ahmet abiyi hatırladın mı? sürekli uzun yol giderdi.
  • Sen benimle dalga mı geçiyorsun ya, benim ömrüm yollarda geçti ne Ahmet abisi,
  • Abi gitmiş 1.4 Litre motor araba almışın, gelmiş hızlı giderim diyorsun, komik misin?
  • Baba Egzost’u değiştirdim, helezonları da kestirdim, viraj benim işim diyorum.
  • Çelik jant takmazsan araba yere oturmuyor kardeşim, k.çı hava da kalıyor.
  • Yan yan gidiyorum oğlum, nasıl gazlıyorum görmen lazım vs, ifadeleri de farklı bir iletişim dilidir trafik için.

Birçok yazar ve konuşmacının da dediği gibi, sahip olduğunuz düşünceler zaman içinde sizin karakteriniz olacak ve karakteriniz de yaşam stiliniz olacaktır.

Hepimizin araç kullanırken zamanla oluşmuş, seyrederek öğrenilmiş, sonradan gelişmiş bir kullanım stilimiz var, üst iki paragrafta kurduğumuz cümlelerin araç kullanırken zaman içinde duyum ve görsel öğreti ile tecrübe edilerek geliştiğini söylemek çok da zor sayılmaz.

Uzun zamandır ilgilendiğim insan beyni, zihin yapısı ve zihin kontrolü konusunda okuduğum kitaplar katıldığım eğitimlerde öğrendiğim kadarıyla ‘’Zihnimiz Kelimelerden Kuruludur’’

Kelimeler ve kullandığımız lisan, düşünce biçimimizi dahi yönlendirir ve tüm hayatımıza yön verme konusunda bir paya sahiptir. Zira düşünce kalıplarımız, hatta zaman ve mekan (trafik ortamı) algılamamız, kullandığımız lisanın dilbilgisi, sözcüklerin kurulumu ifade ederken ki ses tonlaması ile çok yakından ilgilidir.

Lisanımız yani kullandığımız dil, işte bu kadar önemli.

Lisanınızın ‘’zihniniz’’ demek olduğunu kendinize hatırlatmanızı ümit ederek; zihninizi meşgul eden düşüncelerin, trafiğin risklerine karşı düşünmeyi, tehlike gözlemlemeyi ve hatta önlem almayı maalesef atlıyor veya kaçırıyor olduğunu biz eğiticiler çok net biliyoruz.

Trafiğin bir lisanı var mıdır? Peki, Olmalı mı?

Günümüzde insanlar neden trafik içerisinde birbirlerine yeteri kadar veya minimumda olması gereken kadar saygılı davran(a)mazlar, basit kurallardan oluşturulmuş trafik ortamı neden zaman içinde bu kadar kaotik bir hale gelmiştir, getirilmiştir. Trafik ortamı için ‘’Ortak Hedef, Ortak Algı, Ortak(iletişim) Dil’’ ve genel kültür konuları ile birlikte saygıyı ve Trafikte Saygıyı gereği kadar öğrenmemek, hesaplanamaz davranışı sergilemek buna bir sebep olabilir mi? doğduğun ve yaşadığın coğrafya buna sebep olur mu? ve Evet hem de çok ciddi bir etkendir.

Kültür Miraslarınıza Trafik Kültürünü de eklemeyi unutmayınız diyorum ben, zaman içinde bu konuları düşünürken ve yorumlarken ağzımdan çıkan bir duvar yazısı oluştu diyebilirim.

Çocuğunuzu kreşe yazdırırken bile tuvalet eğitimi var mı? diye sorulduğunu hepimiz biliyoruz, duymuşuzdur, vay be ne kalite bir eğitim anlayışları var derken ve bu konuda hafiften de böbürlenirken, yine aynı sizden bahsediyorum evet siz çocuğunuzu trafik ortamına hazırlıyor musun? Ne kadar iyi bir rol modelsiniz, biraz üzerine düşünürseniz bence çözersiniz.

Neden Anlaşamıyoruz?

Günlük hayatımızda lisan dediğimiz iletişim becerisinin Trafiğin İletişim Lisanı olarak belki de yeniden yorumlamalıyız. Bunun anlaşmak adına en önemli ‘’yol’’ olduğunu düşünüyorum.

‘’Bilgi’’ insan davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerden bir tanesidir. Hepimizin trafik içerisinde karşılaştığı davranışlara cevap olarak üreteceği davranışlar için hammadde sağlayan bilgi, çoğu kez trafik davranışlarımızı bizzat şekillendiriyor. Dolayısıyla trafikte kurallara uyum sağlamayan, saygıyı unutan, öncelik hakkını göz ardı eden diğer insanların davranış kalıpları, farkında olmadan bile dikkatimizi dağıtıyor.

Trafikteki iletişim dili ve bilinç seviyesi nasıl gelişir? ne olur da değişir? diye düşünüp dururken, diğer bir yanım da diyor ki; saygıyı geri kazandır trafik kendiliğinden %30 düzelir.

Zihnim bana diyor ki;

Lisan dediğimiz aracın tabiatını anlamaktan geçer trafik iletişimi ve dili.

Diğer bir yandan da bireyin bilinçlenmesinden, toplumsal zihin kontrolü öğrenmekten ve gelişmesinden başka bir çare olmadığını düşünmekteyim. Dolayısıyla bu konu, üzerinde ciddi biçimden kafa yormayı gerektiren ve acil çözüm isteyen bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Zihninizi etkisi altına alacak veya sebep olacak konuların düşünüleceği en son yerlerden biridir trafik.

  • ‘’Dikkatim dağınıktı, fark edemedim karşıdan gelen aracı’’
  • ‘’Dalgındım, fark edemedim önüme atlayan çocuğu’’
  • ‘’Her gün bu yolu kullanıyorum, yaya geçidini ilk defa görüyorum’’
  • ‘’ Ben yeşilde geçtiğimi düşünüyordum kırmızı Işıkta geçmişim’’

En ufak bir dikkat dağınıklığının hayati mertebede önemli olduğu bir ortamdır trafik.

Açıkçası ‘’görmek’’ en büyük duyu olması sebebiyle öğrenme için büyük önem taşır.

Bireyin bilinçlenmesi ve Zihin Kontrolü konusunun ‘’Öğrenme Temelli’’ olması başlı başına ayrı bir sorundur. Acil Çözüm isteyen sorun olarak söylediğimiz farklı yaş aralığı olan ehliyet sahibi insanlara yeniden bu konu hakkında bir şeyler nasıl öğretilir?

Nasıl Öğreniriz: (İnsanoğlu Nasıl öğrenir) Duyular, Filtreler ve Bellek

Öğrenme, tüm insanların doğuştan sahip olduğu bir kapasitedir. Fakat tıpkı boy ve vücut şekli gibi bireysel olarak değişkendir.

Basit anlamıyla öğrenme, değişim ve uyum sağlamaktır. Çevreden bilgi aldıkça, öğrenme kapasitemiz sayesinde değişiriz.

Kendinizi bir öğrenen olarak hayal edin; öğrenen insanın her biri farklı işleme kapasitesine sahip çok sayıda duyusu olduğunu unutmamak gerekir.

Öğrenenleri 3 başlık altında toplayabiliriz.

İYİ (öğrenen) ZAYIF (öğrenen)
İyi Öğrenen İyi Anlamayan
Saklayan Unutan
Kullanan Kullanamayan

Unutmayınız, bunların yanı sıra önceki bilgi, yetenek ve motivasyon da çok önemli bir yer tutuyor iyi öğrenenler ile zayıf öğrenenler arasında

Her öğreti ilgi ister, ilgi göstermediğiniz hafızanız sizi yolda bırakır diyorum ben. Sadece öğrenme niyetiniz olması yeterli olmayacak, öğrenmek, saklamak ve yeri geldiğinde kullanmaktır iyi öğrenmek.

Sürekli değişim ve devinim yaşadığımız hayatlarımızda birçok konu ve öğretilere göre maalesef trafik ve risklerini hatta ölümleri bile ciddiye almadan yaşamışız yıllarca…

Bilinir ki, disiplinli insanlar kendilerini “değerli” hisseden insanlardır. Yıllardır araç kullanan birine “bir şey öğretmek” ya da “bir kurala uymasını sağlamak” için ona talimat vermek değil onun bu konuda “gönül rızasını” almak ve onun buna “kendi iyiliği için inanmasını” sağlamak gerekir. Evet bende sizinle aynı kanıdayım, çok zor fakat çok sever ve çok isterseniz neden olmasın. Bu konuda kısa ve hızlı bir çalışma ile çözüm gelmeyeceğini bilmek ve kabullenmek zorundayız, önümüzdeki 5-10-15 yıllık dönemler için toplumsal trafik gelişimine dair plan yapılmalıdır.

Size birkaç basit tavsiye sunmaya çalışacağım. Bunlar benim kişisel görüşlerim olacak, kafamdan uydurma teknikler üretmiyorum, gözlemlerim ve tecrübelerim ile aktarıyorum.

1- Yakın Gelecek İçin Yol Güvenliği Planı Yapın.

2- Yol Güvenliği Yönetim Planı Dokümanı Hazırlayın ve Uygulayın.

3- Kurumsal bir yapı içindeyseniz, Trafik ve Yol Güvenliği konusunda Liderlik Yapın.

4- Çalışanlarınızın Araç Kullanımları Hakkında değerlendirme Raporu Hazırlayın.

5- Trafik ve Güzergâh Risklerinizi Belirleyin.

6- Şirket, Performans Göstergelerini Saklayın (Kaza istatistikleri, yakıt tüketimi, bakım maliyetleri, sigorta primleri ve cezalar gibi.)

7- Kazalarınızı İnceleyin ve Önleyici Aksiyonlar Belirleyin.

8- Trafik Kazalarını Önlemek için Eğitim Bütçesi Ayırın.

9- Çalışanlarınız İş seyahatlerinde Araç Kullanım(gece-gündüz) Saatlerini Belirleyin.

10- Altın kurallar Yaratın (Emniyet kemeri, Cep telefonu Kullanımı, Hız, Alkol, Sigara)

Biliyorum, birçoğu alışılagelmiş tavsiyelerin dışında ama zamanla haklı olduğumu göreceğinizi umut ediyorum.

Tam tafsilatlı bir liste olmasa da sanırım bu kadarı yeterli. Daha fazla detay bilgi ihtiyaç olursa, telefonun ucundayım.

‘’Nereye Gittiğinizi Bilmiyorsanız, Muhtemelen Farklı bir Yere Ulaşırsanız’’