Kadınları bekleyen gizli tehlike! Gözümüzün önündeki 40 yıllık ‘sır’ ortaya çıktı
Araç güvenliği için vazgeçilmez olan çarpışma testleriyle ilgili yapılan son araştırma, kadın sürücüleri ve yolcuları bekleyen gizli tehlikeyi gözler önüne serdi. Trafik kazalarında kadınların zarar görme riski, erkeklere oranla daha yüksek çünkü araçların büyük bir çoğunluğu üreticiler tarafından erkek fizyolojisine göre dizayn ediliyor… Yol Güvenliği ve Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe, araç kullanırken alınacak küçük tedbirlerin yaralanmaların önüne geçebileceğini belirtiyor.

ABD’de yapılan araştırma çok çarpıcı bir sonucu gözler önüne serdi: 40 yıldır yapılan çarpışma testlerinde kullanılan mankenler sadece erkek sürücüler düşünülerek tasarlanıyor! Kadın sürücü testlerinde ise erkek modellerin daha ufak benzerleri kullanılıyor. Ayrıca genel olarak trafikte kadınların erkeklere göre daha dikkatli olduğu bilinse de ABD’de yapılan araştırmalara göre, kadınların ölüm ya da yaralanma oranları daha fazla. Burada en büyük etkenin, erkek fizyolojisine göre üretilen araçlar olduğu iddia ediliyor.
Araştırmacılar, kadınların erkeklerden farklı fizyolojik özellikleri olduğu için çarpışma testlerinde küçük erkek modellerin kullanılmasının kadın sürücüler ve yolcular için bir fikir veremeyeceğini söylüyor.
ÖLÜM ORANI ERKEKLERE GÖRE YÜZDE 17 DAHA FAZLA
Araştırma sonucuna göre ABD’de kazaya karışan araçlarda yaşanan ölümlerde kadınların yüzde 17 daha fazla etkilendiği vurgulanıyor. Yine aynı araştırmaya göre, kazada yaralanma oranları da erkeklere oranla yüzde 72 daha yüksek. Özellikle ABD’de üretilen araçların daha büyük ve ağır olması kazalarda kadınların etkilenme oranını da artırıyor.
Araştırma sonuçlarını yorumlayan Yol Güvenliği ve Güvenli Sürüş Uzmanı Mert İntepe, kadın sürücülerin yüzde 30 daha az kazaya karıştığını belirterek, “Kadınlar erkeklere göre yol güvenliğine daha uyumlu ve bilinçli şekilde yaklaşıyorlar” dedi.
Mert İntepe, “Araçların büyüklüğü kazalardaki yaralanmaları etkiliyor ancak en önemli faktör emniyet kemeri kullanımı. Emniyet kemeri kullanımı sonucu zarar görme olasılığı minimuma iner. İstatistikler kadınların yüzde 30 daha az kazaya karıştığını gösteriyor. Kadınlar erkeklere göre yol güvenliğine daha uyumlu ve bilinçli şekilde yaklaşıyorlar. Erkekler bir kazaya karıştığında kesinlikle hatanın kendinden kaynaklanmadığını iddia eder ancak kadın sürücüler bu konuda daha rasyonel davranıyor” diye konuştu.
ERKEKLERDE AŞIRI HIZ, KADINLARDA MANEVRA
Kadınlarla erkeklerin yaptığı kazalara bakıldığında erkeklerin daha çok hıza yönelik ve kontrol kaybına bağlı kazalara karıştığını söyleyen İntepe, “Kadınlarda ise park ve manevra tipi kazaları daha fazla görüyoruz. Bir kadının takip mesafesini ihlal ederek kazaya karıştığını görmek çok nadirdir. Yine kadın sürücülerin trafikte başka bir sürücüyü bilerek sıkıştırdığını da pek göremezsiniz” dedi.
Yol Emniyet Uzmanı Mete İntepe, kazalara karşı emniyet kemeri kullanımının da büyük önem taşıdığını belirtti. “Otomobil ve otomotiv sektörünün yüzyılın buluşu olarak adlandıracağımız emniyet kemeri trafik kazalarındaki ölümleri yüzde 75 oranında azaltıyor” diyen İntepe “Türkiye’de henüz yeteri kadar önemi bilinmeyen arka koltukta emniyet kemeri kullanımı da inanılmaz önemli. Trafik kazalarında gerçekten araçtan burnunuz kanamadan çıkmanız için arka koltukta emniyet kemeri kullanmanız hayati önem taşıyor. Zaten 1997 yılından beri arka koltukta emniyet kemeri kullanmak ülkemizde de yasal bir zorunluluk” diye konuştu.
DİREKSİYONDA POZİSYONUNUZU BÖYLE AYARLAYIN
Araç kullanırken sürücü koltuğu ve direksiyon pozisyonunun da hayati öneme sahip olduğunun altını çizen İntepe, “Direksiyon koltuğuna oturduğunuzda belli ayarlar yapacaksınız. Fren pedalına ya da debriyaj pedalına bastığınız zaman ayak bileğinizde ve dizinizde bir açı olmak zorundadır, bu kollarınız için de geçerlidir. Direksiyonu bir saat gibi düşünün. Araç üreticilerinin ve mühendislerin yaptığı tüm araştırmalar bugün hemen hemen birçok arabanın direksiyonunu saat gibi düşünmemiz gerektiği yönünde.”
“Direksiyonun ‘10.10’ şeklinde denk gelen kısımlarını ellerinizle tutarak, baş parmaklar direksiyon simidinin üstünde olmak kaydıyla, yine elimiz ile dirseklerimiz arasında bir açı ve mesafe yakalamalıyız. Bunu en iyi şöyle ayarlarsınız; direksiyon ile göğsünüz arasında maksimum 25-30 santim bir mesafe olmalı. Hava yastığı yani airbag’in size zarar vermemesi için bu mesafe çok önemli bir ayrıntıdır” detaylarını paylaştı.
Dört günde 21 can gitti: Yolcu otobüsleri için emniyet kemeri çağrısı…

Türkiye peş peşe meydana gelen otobüs kazaları ile sarsıldı. Manisa ve Balıkesir derken son kaza haberi ise bu sabah Uşak’tan geldi. Şarampole devrilen yolcu otobüsündeki 33 yolcu yaralandı.
Son dört gün içinde meydana gelen otobüs kazalarında 29 kişi hayatını kaybetti, 100’e yakın kişi ise yaralandı.
Öte yandan katliam gibi kazalara ilişkin soruşturmalar devam ederken ilk gelen bilgiler ise kazaların araç şoförlerinin direksiyon başında uyumasından kaynaklı olduğu yönünde.
Balıkesir’de 15 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin ise olay yerinde yapılan ilk incelemede yolcu otobüsünün 95 kilometre hızla viraja girdiği, yaklaşık 40 metrelik de fren izi olduğu tespit edildi. Kazada hayatını kaybeden şoför Kerem Başol’un yakınları ise Başol’un seferden geldikten sonra tekrar sefere çıkarıldığını öne sürdü.

Peş peşe meydana gelen kazalara ilişkin yenisafak.com’a konuşan Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe, sürücünün araç için en değerli halka olduğuna vurgu yaparak kendi başlarına bir şey yapamadıklarını tamamen işverenin yönlendirmesi ile hareket ettiklerini ve maalesef bu araçların yorgun, uykusuz, dinlenme ve çalışma saatleri ideal olmadan bir ortamda araç kullanıldığını kaydetti.
BİR GÜNDE 15 SAATE KADAR ÇIKIYOR
24 saatte 9 saat araç kullanma izni olduğu ancak denetimlerde yetersizliklerin olduğunu dile getiren İntepe, ”Patron bir sefer daha at kardeşim, mevsim yaz sıkışık dönemdeyiz bizi idare et diyor. Mecburen şoför arkadaşlar da bunu yapmak zorunda kalıyor. İnsan vücudunun biyolojik bir dinlenme saati var. Bu saatlerde mola vermeye ve dinlemeye ihtiyacı var şoförler. Şoförlerin dinlenme yerlerine bakıyorsunuz. Aracın altında bagaj bölümünde bu da çok sağlıklı bir dinleme alanı değil.” dedi.

Şoförlerin 15 saate kadar çıkan günlük mesaileri olduğuna da dikkat çeken İntepe sözlerini şu şekilde sürdürdü;
”Bu kadar uzun süre şoför koltuğunda oturunca kan dolaşımının yavaşlıyor. Kan dolaşımınız yavaşlayınca insan beyni sağ ayak kalk frene bas demiyor ve bu noktada da kazalar kaçınılmaz oluyor.”
YENİ BİR YÖNETMELİKLE EMNİYET KEMERLERİ DEĞİŞTİRİLMELİ
Yolcu otobüslerindeki kazalar sonrası can kayıplarını aza indirecek bir diğer unsurun da emniyet kemerleri olduğunu dile getiren İntepe, ancak emniyet kemerleri hiçbir yolcunun takmadığını ve bu noktada da sıkı denetimlerin olması gerektiğini belirtti. İntepe, emniyet kemerlerinin de otobüslerde sadece belden takılabildiği bunun da kazalarda ölümü arttırdığını ifade ederken, yeni bir yönetmelikle otobüslerdeki emniyet kemerlerinin de üç nokta şeklinde değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
800 KM HIZLA DEVRİLİYOR
Yeni emniyet kemerlerinin de binek araçlardaki gibi omuzdan çapraz şekilde dizayn edilmesi gerektiğini vurgulayan İntepe, son kazalara bakıldığında mevcut olan emniyet kemerlerinin dahi takılı olması halinde araçtan yolcuların fırlamayacağı ve can kayıplarının da daha az olabileceğini söyledi. 80 km hızla giden bir aracın devrilmeye başladığı anda G kuvvetini kesinlikle 10 ile çarpacaksınız diyen İntepe, ”Yani 800 km hızla gidiyormuş gibi devriliyor o yüzden insan vücudunun kendini tutma ihtimali sıfır” diye konuştu.
TAKOGRAF CİHAZLARI İLE OYNANIYOR
Sürücülerin trafikte yapılan denetimlerde ayrıntılı olarak kontrol edilebilmesi için, araçların hızı, kontrolü, sürücü dinlenme sürelerini saklayan takograf cihazları üzerinde de bir takım oynamaların yapıldığını aktaran İntepe, bunun da yol denetimlerinin artırılması ile önüne geçilebileceğini belirtti.
YAZIN SICAK GÜNLERİNDE ARAÇ KULLANACAKLAR İÇİN UYARILAR.
29 Temmuz 2021 Perşembe 14:23
Sıcaklıkların mevsim normallerinin de üzerine çıktığı şu günlerde trafikte olacak sürücülerin güvenli yolculuk için nelere dikkat etmesi gerektiğini Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe anlattı.
Yaz geldi, sıcaklıklar arttı. Hatta son yıllarda sıkça karşılaşılan “mevsim normallerinin üzerinde” sıcaklıklar ile mücadele vatandaşlar için zorlukları da beraberinde getirdi.
İçinde bulunduğumuz ve sıcaklığın vatandaşları oldukça zorladığı bugünlerde araç kullanmak da olduğundan daha zor bir hale geldi.
Peki, kavurucu güneş altında, bunaltıcı sıcak havanın olduğu bugünlerde güvenli bir yolculuk için nelere dikkat etmeliyiz.
Bu soruyu Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe’ye yönelttik. İntepe de, sıcak yaz günlerinde sürücülerin dikkat etmesi gerekenleri detaylarıyla anlattı.
“SÜRÜCÜLER DAHA ÇOK ŞEHİR İÇİ TRAFİK ORTAMINA ALIŞIK”
Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe, sürücülerin genel olarak şehir içi yolculuklara alışık olduğunu ve vücudun da buna göre gelişim gösterdiğini anlattı.
“Genelde hepimizin şehir içindeki kalabalık trafikte araç kullanım zamanımız uzun yoldakine göre daha fazla. Biz daha çok şehirler arası değil de şehir içindeki trafik ortamına alışığız. Vücudumuz ve ergonomimiz de böyle gelişiyor. Aynı anda bu sıcaklarda uzun yola çıktığımızda tempolu sürüş dediğimiz ya da hız limitlerine uyan insanlar için bir anda vücutlarının kan dolaşımı yavaşlıyor ve farkında olmadan uykuları geliyor. En büyük sorunlardan biri bu! Bu mola vermemekten de kaynaklı olabilir, aracın içindeki sıcaklığın ideal bir ortamda olmamasından da kaynaklı olabilir, ilaç aldığınız için olabilir, sağlık sorununuz olduğu için olabilir ya da alışık olmadığınız ve tecrübeniz olmadığı için de olabilir.”
GECE YOLCULUĞU DOĞRU KARAR MI?
Sıcak yaz aylarında birçok sürücü şehirler arası kara yolu seyahati için gece saatlerini tercih ediyor. Havanın daha serin olduğu bu anlarda yolculuk yapmak ise farklı sorunları beraberinde getirebiliyor. İntepe, sürücüleri uyarıyor:
“Günümüz insan hayatının, çalışma şartlarının ve modern insanın gerçekten kafa yapısındaki düşünceler, günlük hayatının problemleri, sağlık ya da ekonomik problemleri bir arada düşündüğümüzde gece az aldığınız bir uyku gerçekten sizin gün içinde uykunuzu getirecek bir noktaya gelir. Yapabileceğiniz en tehlikeli işlerden birinden bahsediyoruz. Ne kadar iyi bir arabanız olsa, ne kadar tecrübeli bir sürücü de olasınız insanların biyolojik bir saati var. Aslında hepimizin bir biyolojik saati var. Ben size şöyle bir mantık anlatayım; bayramdan evvel ben bir kaza inceledim. Çalıştığımız Türkiye’deki bilinen bir şirketin müdürünün aracının kazasını inceledim. Dörtyol bölesinde, Hatay’da oluyor. Gece sabaha karşı yola çıkıyor, erken yol gitmek için… Diyor ki; ‘Ekonomik gideyim, sabah erken çıktım klimayı açmayayım. Araba sıcaklığı içerisinde ben kendimi yönetebilirim, çoluk çocuk da giderim. Biz zaten bu bölgenin insanıyız, sıcağa da alışığız.’ diyor. Fakat sürüşe başladıktan yaklaşık 1 saat 10 dakika sonra, çok uzun bir zamandan bahsetmiyorum 100 km sonra gerçekten uyuyor ve bir TIR dorsesinin altına giriyor. Araba pert, vefat edenler var, yaşayanlar var. Arabadaki diğer insanlar uyuduğunda, direksiyondaki kişi de psikolojik olarak beyin diyor ki; benim de uyumam lazım.”
İDEAL MOLA ZAMANI
Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe, sürücülerin mola verme zamanına yönelik hesaplamayı da anlattı:
“Dün akşam kaçta uyudunuz onu bulalım beraber. 24.00’de uyudum. Sabah kaçta kalktım? 08.00’de kalktım. Bunun tam arası 04.00. 24.00’de uyudum 08.00’de kalktım, tam ara noktayı buluyorsunuz; saat 04.00. Saat 04.00’e 12 ekliyorsunuz, öğleden sonra saat 16.00 oluyor. Şu anda siz öğleden sonra 16.00’yı bulduğunuzda muhakkak bir yarım saat mola vermeniz gerekiyor. Ne iş yaparsanız mola verin ama trafikte iseniz kesinlikle mola verin.”
NE DURUM VE SIKLIKTA MOLA VERMELİYİZ?
Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı İntepe, araç kullanıcılarının uzun yolculuklarda ne sıklıkla ve hangi durumlarda mola vermesi gerektiğine dair de önemli bilgiler verdi.
“Diyor ki; ‘Ben çabuk gideyim, otobanda gideyim, mola vermeyim ya da pandemiden dolayı orası kalabalık girmeyeyim, çoluk çocuk arabada ben sinirlemiyorum, geriliyorum. Bir an evvel yerime ulaşayım.’ diyor. Bu kültür son derece sizi kazaya götüren bir gerginlik kültürü bir kere… Trafik ortamında gergin olduğunuzda mola verin zaten. Çocuklar sizi sinirlendirdi arabada, lütfen mola verin. Çok problemli bir telefon aldınız, bayram kutlaması yaptınız, iş yerinden bir telefon geldi ki biz direksiyonda araba kullanırken telefon kullanmayın diyoruz ki ama yapılan var bunu da kabul etmek lazım. O telefon sizin canınızı sıktıysa lütfen mola verin. Çünkü insan beyni saniyede 5 tane algıya cevap verebiliyor. Önde giden araba, arkadan gelen araba, aracın içindeki olaylar, aynaya bakıyorsunuz, sinyal veriyorsunuz, şerit değiştiriyorsunuz, trafikteki riskleri görüyorsunuz… İnsan beyni 1 saniyede 5 tanesine müsait. Siz trafik ortamında birden çok şeyi düşünüyor, konuşuyor, yapıyor, yazışıyor, e-posta atıyorsanız bedeniniz direksiyonda ama kafanız başka yerde.”
TERLİKLE ARAÇ KULLANIMI
Güvenli sürüş için sürücülerin ayaklarına giydikleri ayakkabı türlerinin önemi biliniyor. Yaz aylarında sıcaklığın artması ile bazı sürücüler ise terlikle araç kullanıyor. Bu durum ise güvenli bir yolculuk için risk teşkil ediyor. Konuyla ilgili Mert İntepe, şu uyarıda bulundu;
“Hem terliğin uç tarafı hem de topuk tarafı yere takılabilir, ayağımız terliğin içinde kayabilir… İyi fren yapamazsınız. Gerçekten bir fren yapma ihtiyacınız olduğunda, kaliteli bir şekilde, güçlü bir şekilde fren pedalına basamazsınız. O yüzden terlikle kullanmayın diyorum ama bazen çıplak yalın ayak da araç kullananlar var yaz döneminde bu ondan da tehlikeli.”
GÜNEŞ VE YANSIMALARININ OLUŞTURABİLECEĞİ RİSKLER
Yaz aylarında oluşan sıcak hava dışında kuvvetli güneş ışınları da güvenli sürüşü tehlikeye sokabiliyor. Güneşe doğru gitmenin zorluklarını anlatan Mert İntepe şu uyarılarda bulundu;
“Yazın araba kullanmak, güneşe doğru gitmek gerçekten tehlikelidir. Güneşe doğru gitmek, uykusuzsanız yazın anında kafanız düşer, gözleriniz kapanır. Öğleden sonra güneş arkadan vurduğunda size sol ve sağ aynadan ya da dikiz aynasından güneş çarpar yine gözünüz kamaşır yolu göremezsiniz. Maksimum 200 km’de bir mola verin ya da 2 saatte bir 15-20 dakika mola verin. Mola verdiğimde solladığım bütün arabalar beni geçiyor diye düşünmeyin. Siz kendi başınıza A noktasından B noktasına sevdiklerinizin yanınıza gidiyorsunuz ve geri dönmeniz lazım.”
Habertürk Hız Limitleri Artışı…
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu böyle dedi; Otoyollarda hız limitlerinin değiştirilmesi için çalışma yapıldığını duyurdu. Soylu, ‘Otomobiller için 20 kilometreye kadar artırma yetkimiz var.’ Ancak dinleyelim bakalım Yol ve sürüş güvenliği uzmanı Mert intepe Haber Türk kanalının yayını katılarak bu açıklamalar karşısında acaba neler dedi?
Türkiye’nin Scooter Sınavı…
Hızlı, pratik ve keyifli fakat hangi riskleri beraberinde getiriyor? Öncesinde eğitim gerekiyor mu? Bakalım bu konular hakkında Yol ve Güvenli Sürüş uzmanı Mert İntipe ne diyor? Keyifli seyirler…
‘’Yorgunluk’’ Sürücüleri Nasıl Etkiler?
Sürücü Yorgunluğu Öldürür.
Direksiyon başında yorgunluk ve uykusuzluğun basit işaretleri vardır, bunlar;
- Gözlerin karıncalanması
- Ensede Gerginlik,
- Sırt ağrıları,
- Sürekli Esneme,
- Başı dik tutmakta güçlük çekilmesi,
- Trafik işaretlerini fark etmeme,
- Şerit ve hızı ayarlayamamak diye sıralanabilir.
Fakat bunları neredeyse hemen her internet sitesinden bulabilirsiniz. Ben size başka bir irtifa seviyesinden anlatmak isterim.
Yorgunluk Sınıflandırılması;
- Akut – kronik,
- Fiziksel – zihinsel olmak üzere iki biçimdedir.
Bunlara ek olarak hepimiz çok sık kullandığı bir kelime olan bitkinlik de önemli bir yer teşkil etmektedir.
“yoğun bir işin yapılması sırasında beceri ve karar verme işlevlerini azaltan durumu” yorgunluk “iş sonrasındaki işlev göremeyecek hale gelme durumunu” ise bitkinlik, olarak ifade edilir.
Yorgunluk Semptomları:
- Unutkanlık
- Duyarsızlık
- Uyuşukluk
- Kötü ruh hali
- Karar vermede zayıflık
- Ağırlaşan Reaksiyon Süresi
- Dikkatte zayıflama
- İlişkilerde kötüleşme
- Saplantılar
Uyku Neden Önemli?
- Uyku kaybı, uykusuzluğun daha da artmasına sebep olur.
- Uykulu olduğunuzda;
- Fiziksel ve zihinsel bir iş yapmak daha zor hale gelir.
- Daha yavaş çalışırsınız.
- Daha fazla yanlış yaparsınız
- Ruhsal durumunuz kötüye gider.
Sürücü Yorgunluğunu Etkileyen Faktörler:
Genelde ticari araç (Ağır Vasıta)kullanıcılarına özel bir durum gibi anlatılır fakat, her türlü araç kullanıcısı ve hatta işinin bir bölümü olarak araç kullanan otomobil sürücüleri de risk altındadır. Trafik ortamındaki en önemli kaza sebeplerinin başında hız çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Araştırmalar yorgunluk ve uykusuzluğun ikincil derece yüksek öneme sahip olduğunu göstermektedir. Yorgun olduğunuzda doğru karar verme kapasitemiz kaybolur, Öfke ve sinirlilik hali baş gösterir, beden dilimiz değişir.
- Zaman Baskısı
- Yeterli Uyku Uyumamak
- Uyku Bozukluğu
- Sürücü Yalnızlığı
- Yaş
- Vardiya Sistemi ile Çalışmak
- Gürültü, Sıcak, Işık
- Alkol
- İlaç
- Psikolojik nedenler
- Kalp Hastalıkları, yüksek tansiyon, Yüksek kan basıncı, çarpıntı
- Ekonomik Şartlar
- Kilo- Şişmanlık
- Spor
Bu çizelgede;
Bitkinlik ve sersemlik halinin sürüş esnasında hızla uyku haline dönüştüğü tarif edilmiştir.
Yorgunluğu gidermek için sadece ‘’durmak’’ yetmez. Yorgun ve uykusuzken kişinin kendini denetlemesi çok zor bir iştir.
İyi Uyku = İyi Dinlenme
İyi Dinlenme = İyi hissetme
İyi Hissetme = iyi yaşam, güvenli sürüş demektir.
Uzun yolculuklarımızda kısa uyku molası (güvenli bir noktada) verilebilir. Her insanın uykuya giriş, derin uyku ve uyanma evreleri vardır. Uyku molası verdiğinizde max 15-20 dakika uyumak için plan yapmalısınız, aksi takdirde vücudunuz farkında olmadan derin uykuya girebilir ve uyandığınızda tekrar araç kullanmak çok riskli olabilir. Çünkü, derin uykunun başladığında vücudunuzun min.6-8 saat arasında bir uykuya ihtiyacı olacaktır. Araştırmalara ve incelenen kazalara bakıldığında özellikle uyku eksikliğine bağlı kazaların öncesinde sürücülerde uyuşukluk ve sersemlik hali oluşmaktadır.

Gün İçinde Ne Zaman Uykumuz Gelir?
Örnek;
Akşam saat kaçta uyudunuz?
Sabah saat kaçta uyandınız?
Orta noktasına ne?

Kapanma Sonrası Trafik de Kaza Riskleri
Kapanma döneminde ki süreçten sonra uzun yollarda oluşan riskler nelerdir? Bu sürüçten sonra nelere dikkat etmeliyiz? Yorgunluk ve uykusuzluğa karşı alınması gereken önlemler…
Bursa Tır Kazası Değerlendirmesi
Bursa-Ankara kara yolunun Kestel ilçesi mevkisinde meydana gelen ve 4 kişinin öldüğü, 20 kişinin yaralandığı zincirleme trafik kazasına yol ve sürüş güvenliği uzmanı Mert İntepe gözünden bakış.
Beyaz Esaret
Sizce Araç kullanırken tek bir noktaya baktığınız da görme açınız bozulur mu? Buyrun hepberaber izleyelim.





